Monday, October 5, 2026
No menu items!
HomeTurkishTÜRKİYE’NİN SOFRASI DEĞİŞİYOR MU?

TÜRKİYE’NİN SOFRASI DEĞİŞİYOR MU?

Ipsos’un 8.000 Haneden Topladığı Veriler, Türkiye’de Yemek Kültürünün Nasıl Dönüştüğünü Ortaya Koyuyor

Türkiye’de yemek sadece yemek değil.

Sofra; aile, alışkanlık, paylaşım ve günlük yaşamın önemli bir parçası.

Peki yaşam biçimimiz değişirken soframız da değişiyor mu?

Ipsos’un Türkiye’nin Sofra Atlası araştırması, 8.000 haneden toplanan dijital yemek günlükleri ve gerçek sofra fotoğrafları üzerinden Türkiye’nin ev içindeki yeme-içme alışkanlıklarına ışık tutuyor. Araştırma 1–15 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Ortaya çıkan tablo dikkat çekici:

TÜRKİYE’DE SOFRANIN KALBİ HÂLÂ EVDE ATIYOR

Sabah ve akşam öğünlerinin %90’dan fazlası evde tüketiliyor.

  • Kahvaltı: %93
  • Akşam yemeği: %94
  • Öğle yemeği: %60

Ancak asıl değişim öğle yemeğinde ortaya çıkıyor.

/

/

ÖĞLE YEMEĞİ GÜNÜN “KAYBOLAN” ÖĞÜNÜNE DÖNÜŞÜYOR

Evde öğle yemeği yenmeyenlerin tamamı bu öğünü dışarıda tüketmiyor.

Ipsos verisine göre bu grubun %36’sı öğle öğününü tamamen atlıyor.

%26’sı iş yerinde, %24’ü ise okul veya kursta tüketiyor.

Bu tabloyu Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik, yoğun çalışma temposu, değişen yaşam ritmi ve ekonomik koşulların tüketim alışkanlıkları üzerindeki etkisiyle ilişkilendiriyor.

Başka bir ifadeyle:

Türkiye’de öğle yemeği giderek daha bireysel ve işlevsel bir ihtiyaca dönüşüyor.

Ama akşam olduğunda tablo değişiyor.

AKŞAM SOFRASI AİLEYİ YENİDEN BULUŞTURUYOR

Türkiye’de yemekler çoğunlukla aileyle birlikte yeniyor.

Ancak en güçlü birliktelik akşam sofrasında görülüyor:

Akşam yemeklerinin %74’ünde tüm aile birlikte yemek yiyor.

Bu oran sabah %61, öğle ise %50.

Dolayısıyla gün içinde bireyselleşen yaşam, akşam saatlerinde yeniden ortak bir ritme dönüşüyor.

Ipsos’un değerlendirmesine göre akşam yemeği, aile bireylerinin buluştuğu ve günlük hayatın paylaşıldığı önemli bir sosyal alan olmayı sürdürüyor.

IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK: “SOFRALAR SADECE NE YEDİĞİMİZİ DEĞİL, NASIL YAŞADIĞIMIZI DA ANLATIYOR”

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik, Sofra Atlası verilerini şöyle değerlendiriyor:

“Sofralar sadece ne yediğimizi değil, nasıl yaşadığımızı da anlatır. Ipsos Türkiye Sofra Atlası verileri, Türkiye’de sofranın hâlâ evin merkezinde olduğunu ancak değişen yaşam koşullarının öğün alışkanlıklarını dönüştürdüğünü gösteriyor. Araştırmaya göre sabah ve akşam öğünleri büyük ölçüde evde tüketilirken, öğle yemeği günün en kırılgan öğünü haline gelmiş durumda. Evde öğle yemeği yemeyenlerin önemli bir kısmının bu öğünü tamamen atladığını, yer yer atıştırmalık ürünlerin bir öğün alternatifi olabildiğini görüyoruz. Bu tablo, yoğun çalışma temposu, değişen yaşam ritmi ve ekonomik koşulların tüketim alışkanlıkları üzerindeki etkisini yansıtıyor. Öğle yemeği giderek bireyselleşen ve işlevsel bir ihtiyaca dönüşürken, akşam yemeği sosyal anlamını koruyor. Akşam yemeklerinde aile bireylerinin yüksek oranda aynı sofrada buluşması, bu öğünün aile bağlarının yeniden kurulduğu ve günlük hayatın paylaşıldığı önemli bir sosyal alan olmaya devam ettiğini gösteriyor.”

Gedik, Türkiye’deki sofraların yalnızca günlük tüketim davranışlarını değil, değişen yaşam biçimini de yansıttığına dikkat çekiyor.

.

.

TÜRKİYE AYNI LEZZETLERDE BULUŞUYOR

Bölgesel farklılıklara rağmen Türkiye’nin ev sofralarında ortak bir lezzet repertuvarı dikkat çekiyor.

Kahvaltının üçlüsü:

Zeytin %75 — Beyaz peynir %67 — Domates-salatalık %36

Öğle:

Mevsim salata %18 — Mercimek çorbası %17 — Yoğurt %13

Akşam:

Mevsim salata %33 — Pirinç pilavı %25 — Mercimek çorbası %19

Ancak Türkiye’nin tamamı aynı sofrayı kurmuyor.

Ege’de sebze, yoğurt ve zeytinyağlılar daha fazla öne çıkarken, Doğu ve Güneydoğu’da kırmızı etin ağırlığı artıyor.

Karadeniz ise sofradaki yemek çeşidinin en yüksek olduğu bölge olarak ayrışıyor.

.

.

HIZLANIYORUZ AMA SOFRAYI TERK ETMİYORUZ

Araştırmanın belki de en dikkat çekici bulgularından biri burada.

Türkiye’de yaşam hızlanırken evde yemek yeme kültürü ortadan kalkmış değil.

Ortalama bir akşam yemeğinde eve sipariş edilen yiyeceklerin oranı yalnızca %3.

Donmuş ürünlerle hazırlanan yiyeceklerin oranı %1, hazır alınan gıdaların oranı ise %5 seviyesinde.

Ipsos’un yorumu da bu noktada önemli:

Türkiye’de dönüşüm, evde yemek yeme alışkanlığının ortadan kalkmasından çok, yemeğin sofraya geliş biçimindeyaşanıyor.

SOFRA, TÜRKİYE’NİN YAŞAM TARZININ AYNASI

Ipsos’un “Türkiye’nin Sofra Atlası” araştırması bize yalnızca ne yediğimizi göstermiyor.

Gün içinde nasıl yaşadığımızı da gösteriyor.

Sabah ve akşam evdeyiz.

Öğle saatlerinde daha dağınığız.

Gün içinde öğünler bireyselleşiyor.

Akşam olduğunda aile yeniden aynı masada buluşuyor.

Ve bütün bu değişime rağmen ev yemeği kültürü güçlü biçimde varlığını sürdürüyor.

Belki de Türkiye’nin sofra hikâyesindeki en önemli değişim şu:

Sofra kaybolmuyor. Türkiye’nin yaşam ritmi değiştikçe sofranın rolü değişiyor.

Bu nedenle geleceğin tüketicisini anlamak isteyen markalar için soru artık yalnızca:

“Türkiye ne yiyor?”

değil.

“Türkiye ne zaman, kiminle ve hangi koşullarda yemek yiyor?”

olmalı.

Çünkü sofradaki değişim, yalnızca gıda tüketimini değil; aileyi, zamanı, çalışma hayatını, tüketim davranışlarını ve Türkiye’nin değişen yaşam biçimini anlatıyor.

Kaynak: Ipsos Türkiye — Türkiye’nin Sofra Atlası, Nisan 2026.

Araştırma: 1–15 Şubat 2026 | 8.000 hane | Dijital yemek günlükleri ve gerçek sofra fotoğrafları.

/

/

NEWS

TRENDS

COMMENTS